İkizler (Latince: Gemini), 21 Mayıs ile 21 Haziran arasında doğanların İkizler takımyıldızının etkisinde olduğuna inanılan burç.
Boğa burcu (Lat: Taurus), burçlar kuşağının ikinci burcudur.
12.05.2025 - Pazartesi 09:49
BOĞA (TAURUS)
Element; Toprak
Nitelik; Sabit
Arketipler; Toprak Ana
Müzisyen
Sessiz İnsan
Sadelik için çabala ama ona güvenmemeyi öğren.
-Alfred North Whitehead
Sembol
bilinç, koç'un kızgın fırının bitkinliğinden sonra, durgun su havuzlarının, yeşil yapraklar arasından gelen kuş seslerinin peşine düşer. huzur arar. nutukları senfoniyle, tutkuyu sessizlikle takas eder. ruh, savaş ateşiyle yanmayı bırakır, eklemleri şişmiş ellerle toprağa uzanır. tohumları, çamuru, yeryüzünün etini, kanını hisseder.
sembolü boğa'dır. matadorun kırmızı bayrağı önünde öfkeden köpüren canavar değil. bir meşenin altında sakin sakin güneşin tadını çıkaran, çimleri yiyen boğa. besi hayvanı ve toprak. onu hiçbir şey korkutamaz. ürkütücü görünümlü koç gitmiş, yerine kendi dünyasının kontrolünü elinde tutan, korkudan uzak, bu nedenle korkusuzluğu anlamsız bulan boğa gelmiştir. koç'un savaşı kazanılmıştır. boğa huzur içindedir.
Son Nokta
mayıs aylarının başlarında bir tepenin üzeri. ılık bir rüzgar tembel bulutları yalıyor. kızılcıklar çiçekleniyor. atmacalar sıcak hava akımında süzülüyor. tek başına oturup, altınızda güneşten ısınmış kayayı hissediyorsunuz. güneş banyosu yapıp, baharın tadını çıkarıyorsunuz. önünüzde verimli, çiçeklerle dolu vadi uzanıyor. çiftçiler tarlalarında çalışıyor. hayvanlar otluyor. baharın yeşil tonları tarlalardaki saban izlerinden ormanın derinliklerine doğru kendine yol açarak ilerliyor.
aynı noktada oturuyorsunuz. bir saat. iki saat. üç saat. düşünmeden. sadece hissediyorsunuz. büyük sorular aklınıza gelmiyor. yaşamın doğası ilginizi çekmiyor. o anda, o kayanın üzerinde, o bulutların altında yalın bir biçimde varsınız. söze gerek yok. o enginlikle, ne hissediyorsunuz? üretken toprak size ne öğretiyor? zamana bağlı olmamayı. dingilliği. huzuru. sınırsız bir şekilde karmaşık, ancak yine sade olmayı. kavranamayacak kadar derinliğe sahip olmayı, ancak bunun üzerinde konuşmaya ihtiyaç duymamayı.
işte, bu noktada boğa'nın son noktasını görürüz. boğa'nın hüneri; dinginliği bulmak ve onu korumak.
Strateji
tüm boğa'lar doğayı sevmez. ancak o tepede oturmak temel bir gelişim stratejisidir. toprak ana boğa'nın ilk öğretmenidir. o ruhu yatıştırır, sadeliği ve dinginliği öğretir. ormanda kısa bir yürüyüş, çağlayanın yanında sakin bir saat bunlar boğa'ya ''konuşma terapisi''nden daha fazla huzur getirir. kaderin boğa'yı kente sürüklemesi psikolojik bir yıkım göstergesi değildir. sade boğa her zaman sessiz ve kolay bir yaşam, yeşillik bir ortam seçer. yine de, hiçbir insan sadece bir burcu taşıyamaz. farklı faktörler güçlü boğa özellikleri olan birisini metropole çekebilir. bu durumda huzuru bulmak zorlaşır. kentsel boğa'nın belirli aralıklarla kenti terk etmesi, hafta sonu veya bir kaç gün kırlara gitmesi bir zorunluluktur. ve çiçeklerle dolu bir evde yaşaması ona yardımcı olabilir. bir kedi veya köpek de toprakla bağlarını güçlendirebilir.
toprak ana'nın karanlık yönleri ağır basan bir kız kardeşi vardır. birini bulduğumuz yerde diğeri de fazla uzakta olamaz. bu, boğa'nın ikinci önemli öğretmenidir. adı sessizliktir. boğa burçlarının en konuşkan olmayanıdır. onun enerjisine sahip insanlar konuşmayı kendilerini engelleyen bir şey olarak kabul ederler. özleri sözcüklere karşıttır, dile tercüme edilemez. sessizlik sadeliği, sadelik huzuru doğurur. boğa bunu bilir ve sezgisel olarak konuşmaya karşıdır.
dışsal sessizliği sağlamak zordur. boğa'nın gerçek hedefi olan içsel sessizlik ise daha da zordur. işte bu noktada da bir öğretmen ortaya çıkar ve bir strateji önerir. paradoksal olarak, o müziktir. kendini dinlemeye kaptırmış, ritme karşı notaların oyunuyla hipnotize bir durumda, ne olur? zihinde dilin bitmek bilmez uğultusu kaç saniye için susar. huzurun beethoven veya led zeppelin dinleyerek gelmesi önemsizdir; her iki halde de zihin kendisiyle konuşmayı bırakmıştır. ve boğa için bu her şeydir.
müzik onu dinlediğimiz zaman bizi sessizleştirir. ama eğer müziği üretirsek daha büyük anlam kazanır. boğa için, duşta şarkı söylemek veya armonika çalmak kadar etkili bir evrimsel strateji olamaz. koca evin içinde chopin çalmak da aynı etkiyi gösterir. ancak kendimizi bir topluluk önünde çalarken hissedeceğimiz gurur ve huzursuzluk duygusuna kaptırmamız şarttır.
tüm burçlar içinde, boğa en fiziksel olanıdır. zihnin imgesel tansiyonundan maddesel dünya yoluyla kaçmaya çalışır. etini, kanını hissederek. elleriyle toprağa uzanarak. parmaklarını eski, güzel bir kemanın ahşabında gezindirerek. çamurla, boyayla oynamak, hatta evi temizlemek, sebzeleri doğramak bile boğa'yı iyi hissettirecek uğraşılardır. yolu bedenden geçer. tenin ötesine atlamaz. onun içinde yer, içer, eğlenir. onun içinde kızarır, yüzünü ateş basar. onu kutlar ve över.
boğa dokunmalıdır. en temel şey budur. dünyayı duyularıyla, derisiyle, parmaklarının ucuyla hissetmelidir. sadece aklını kullanarak dünyayı bulamaz. toprağı ayaklarımızın altında hissederiz. müziği kulağımızla duyarız. sevgilimizin vücudunun sıcaklığını bizimkine değdiğinde duyumsarız. yaşamın doğası? kim bilebilir? kimin umurunda? kim düşünür ki? o kusursuz an yaşamın doğasının kendisidir. onun hakkında konuşmak sadece perdeyi düşürmeye yarar.
Kaynaklar
çapraşık olaylardan, koşullardan hoşlanmama. karmaşıktan kuşku duyma. bunlar boğa'nın kaynaklarıdır. içgüdüsel bir şekilde, kendi sessizliği ve sadeliğini bulabileceği ortamları arar. sabit bir iş. güven duygusu veren ilişkiler ağı. sabırla, sonsuz bir pratiklikle kozasını örer. kozanın içinde, bir sarkıtın oluşumuna benzer şekilde, metodik ve durmaksızın çalışır durur.
janie'nin neo-freudcu, reenkarnasyonal vitamin terapisini uygulayan, yeni psikoloğu var. karanlık dehlizlerde yıllarca dolanıp durduktan sonra nihayet cevabını bulduğu için huzur içinde. sam şimdi Allah'ı buldu. ann orgazmı, joe ise kendini buldu.
boğa için bunlar çılgınlıktır. omuzlarını silker. o yaşamaktadır. yaşamı rahat bırakır. deri koltuğuna rahatça yerleşir. ağzında elmadan ısırdığı parçanın tadını hisseder. çocuklarına bakar. yuvasının sağlamlığını, vücudunun verimliliğini duyumsar. ve içinde, çok derinlerde, sessiz bir yerde, başka burçların hissedemediğini hisseder.
saygı ile karışık sevgiyi hisseder.
Karanlıklar
dağlar, büyük meşeler gibi dayanıklı, ağır ve sağlam objeler boğa'nın aradığı huzurun benzetmesidir. onlar boğa'ya yol gösterir. ancak, o hedefi gözden kaybederek, maddesel güvencenin peşine düşebilir. bu, onun karanlık noktasıdır. gerçekte içsel güvenceden doğan huzuru aramasına rağmen, bunun dış dünyadaki yansıması olan para, arazi, varlıklar ve emeklilik planları ile kendini kandırabilir.
güvencenin kötü bir şey olduğunu söylemek istemiyorum. ancak bu boğa'nın aptalca çekici bulduğu bir altına dönüşebilir. eğer güvence'nin çekiciliğine kapılırsa, burcun tüm sonsuz dinginliği çarçur edilebilir. ve onun yerine uyuşuk, ruhu öldürücü bir durağanlık doğabilir. boğa kendini sıkarak, bıktırarak ölebilir.
boğa'nın er veya geç karşılaşmak zorunda olduğu, bir dönüm noktası vardır. bir yanda, maddesel güvenceye, durağanlığa, ve tahmin edilebilirliğe giden bir yol durur. bu yol, büyük olasılıkla kendisinden başkasına zararı dokunmayacak, dürüst ve ahlaki bir yoldur. diğer yanda ise, onu heyecanlandıran, ona büyüme ve değişim sunan bir yol görülmektedir. belirsiz, güvensiz, buna rağmen baştan çıkarıcı olan bu yol boğa'ya temel bir seçenek sunar. yaşamak saldırıya yönelik bir eylem midir, yoksa savunmaya mı yöneliktir? ben büyümek için mi buradayım, yoksa güvende olmak için mi?
güvence zihinsel düzeyde de bir hareketsizliğe dönüşebilir. burada boğa'nın dillere destan inatçılığı ile karşılaşırız. tüm sabit burçlar gibi, boğa, hemen algılanmasa bile, kararlıdır. çoğunlukla, yüzeyde sakin ve suya sabuna dokunmaz gibi görülmesine rağmen bunu asla kararsızlık ve güçsüzlükle karıştırmayın. bu sakinliğin altında demir gibi bir irade gücü vardır. bu güç ona, kalkıştığı her işi yapabilme yeteneğini verir. ama aynı zamanda esnek olmamayı doğurur.
inatçılık, deneyimlere dar kalıplar içinde, hayal gücünden yoksun tepkiler vermekle ve dolu bir yaşamın temel unsuru olan varoluşsal sıçramalarda kısa kalmakla sonuçlanabilir. biz büyüyoruz ve değişiyoruz. bu esnada kendimizi tanımlamamız, davranışlarımız ve görüşlerimiz de değişmelidir. boğa bunu yapamayabilir. kendisine yol gösteren tepeler gibi ''ben dün böyleydim, bugün böyleyim, yarın da böyle olacağım'' diyebilir.
ve o zaman her şey yitmiştir.
| Doğum Tarihleri | 20 Nisan - 20 Mayıs |
|---|







BAŞKAN ALİ BOLTAÇ’TAN 23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI MESAJI
Tarsus Ticaret Borsası Yönetim Kurulu "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın coşkusunu ve gururunu milletçe bir kez daha yürekten yaşıyoruz."
Tarsus Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Teke: “Geleceğimiz Çocuklarımızın Emanetinde Yükselecek”
Borsa'da Zeytin ve Zeytinyağı Sektöründe Kritik Başlıklar Masaya Yatırıldı
Tarsus Ticaret Borsası, üye ziyaretleri kapsamında borsa üyesi Orhan Temiz’i iş yerinde ziyaret etti.
Tarsus Ticaret Borsası, üye ziyaretleri kapsamında DOREL Tarım Meyve ve Sebze Limited Şirketi sahibi Umut Doğan’ı iş yerinde ziyaret etti.
Tarsus Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Toplantısı Gerçekleştirildi
Çaba Yem Süleyman Çalık’a Ziyaret
ÇOCUKLARI GÜVENLİ SULARLA BULUŞTURMA PROJESİ BELFOR’DA
Gülay Altındağ Röportajı: Yaşama Sanatını Yeniden Boyayan Bir Kadın