Gülay Altındağ Röportajı: Yaşama Sanatını Yeniden Boyayan Bir Kadın
19.04.2026 - Pazar 15:55
Düzce'de yaşayan Gülay Altındağ, enerjisiyle gençlere taş çıkaran, hayatı adeta bir tuval gibi renklendiren bir kadın. Halk Eğitim Merkezi'nin kapısından içeri adım atmasıyla başlayan dönüşüm hikayesi, onu ahşap boyamadan takı tasarımına, geri dönüşüm projelerinden kent konseyi üyeliğine, hatta darbuka çalmaya kadar uzanan çok yönlü bir yaşama taşımış. Evinde kayınvalidesiyle yaşamanın getirdiği sorumlulukları, girişimcilik ruhuyla harmanlayarak, her anını dolu dolu yaşayan Gülay Hanım'ın hikayesi bu röportajda...
Enerjinin Sırrı: Halk Eğitim'in Kapısından Başlayan Yolculuk
Gülay Altındağ'ın yaşamı, aslında birçok kadının gizli hayallerini yaşıyor gibi geliyor. 57 yaşında, zamanın yetmediğini söylemesine rağmen, her gün yeni bir şeyler öğreniyor, yaratıyor, paylaşıyor. Peki, bu enerjinin sırrı nedir?
"Halk Eğitim Merkezi benim hayat bakış açımı değiştirdi" diyor Gülay Hanım, gözleri parlayarak. Dört yıl ahşap boyama kursu almış, ruhunu adına bu tutku, onun için sadece bir hobi değildi. Boyalarla, renklerle uğraşmak, ona kaybolan bir parçasını geri vermiş. "Ruhuma çok iyi geldi" diyor basitçe, ama bu cümlede bir yaşam felsefesi gizli.
Hayatının dönüm noktası, işte bu kapıdan geçerken başlamış. Kurslara gitmek, yeni şeyler öğrenmek, ellerini boyalara batırmak—bunların hepsi, Gülay Hanım'ın içindeki yaratıcı ruhu uyandırmış. Tahmin edebiliyor mu idi o gün, bu yolculuğun onu nereye götüreceğini? "Hayır" diyor gülümseyerek, "ama her adımda yeni bir kapı açılıyor."

Sanatın İyileştirici Gücü: Para Kazanmaktan Öte Bir Şey
Ahşap boyama, Gülay Altındağ'a hem para kazandırmış hem de ruhunun ihtiyacını karşılamış. Ama bu iki şey arasında bir çelişki yok, tam tersine. Sanat ve ekonomi, onun yaşamında güzel bir uyum içinde yaşıyor.
"Evimin birçok eşyasını geri dönüştüm" diyor, salon takımlarından bahsederken. Eski, kullanılmış şeyler, onun ellerinde yeni bir hayat buluyor. Geri dönüşüm, sadece çevre için değil, onun için de bir terapi. Her boyalı parça, her tasarlanan takı, bir hikaye anlatıyor. Ve bu hikayeleri satmak, sadece gelir getirmiyor, bir başka tatmin de sağlıyor.
Sanatın iyileştirici gücünü keşfetmek, Gülay Hanım'ı değiştirmiş. Artık o, sadece bir ev hanımı değil, bir girişimci. Sadece tüketici değil, üretici. Bu dönüşüm, belki de en önemlisi.

Aile ve Kişisel Alan: Geleneksel Yapı İçinde Kendi Alanını Yaratmak
Kayınvalidesiyle yaşamak, birçok kadın için bir yük olabilir. Ama Gülay Altındağ, bunu bir sorumluluk olarak değil, bir fırsat olarak görmüş. "Evimde bir büyüğün sorumluluğunu yaşıyorum" diyor, ama bu cümlede bir şikayet değil, bir gurur var.
Geleneksel aile yapısı içinde, kendi tutkularına zaman ayırmak, üretmek, sosyalleşmek—bunların hepsi, çoğu kadın için bir lüks. Ama Gülay Hanım, bunu başarmış. Nasıl? Belki de çünkü o, zamanı değil, enerjisini yönetmeyi öğrenmiş.
"Her anını dolu dolu yaşayan" bir kadın, kendi alanını yaratmayı başarmış. Evinde, kayınvalidesiyle yaşarken, kendi rüyalarını gerçekleştiriyor. Bu, belki de en zor olanı.

Kent Konseyi: Bireysel Sanatın Sosyal Sorumluluğa Dönüşümü
Belediyenin Kent Konseyi üyesi olmak, Gülay Altındağ'ın yaşamına yeni bir boyut eklemiş. Sanat Sokağı etkinlikleri, ritim grubu, darbuka çalma—bunların hepsi, onun bireysel tutkularının toplumsal bir forma bürünmüş hali.
"Düzcemiz için en iyisini yapmak istiyorum" diyor, ve bu cümlede bir kadının kenti için duyduğu sorumluluk hissediliyor. Bireysel sanat çalışmalarından farklı olarak, toplumsal faaliyetler ona başka bir tatmin sağlıyor. Çünkü o, sadece kendisi için değil, halkı için de yaratıyor.
Darbuka çalmayı öğrenmek, ritim grubunda görev almak—bunlar, Gülay Hanım'ın yaşamının renkli dokusunun bir parçası. Ve bu parçalar, aslında bir bütünü oluşturuyor: Düzce'nin kültür ve sanat hayatına katkı sağlayan bir kadın.
Takı Tasarımı: Sürekli Öğrenme ve Kendini Geliştirme
Halk Eğitim'in başka bir kursu olan takı tasarımına başladığında, Gülay Altındağ 4-5 yıldır bıkmadan yapıyor ve stantlarda satıyor. Peki, bir alanda ustalaşırken başka bir alana yönelmek, onu nasıl dinamik tutuyor?
"Her şeyde bir güzellik var" diyor, ve bu cümlede onun yaşam felsefesi özetleniyor. Takılarında, kendi hikayesinden, Düzce'nin kültüründen izler var. Çünkü o, sadece tasarımcı değil, bir hikaye anlatıcı.
.

Atomy ve Network: Yeni Bir Girişimcilik Yolculuğu
Çantalar yapmaya başlamak, birçok networkte çalışmak, ve en sonunda Atomy şirketiyle karşılaşmak—bu süreç, Gülay Altındağ'ın girişimcilik yolculuğunun yeni bir bölümü.
"Atomy network olayında bir numara olduğunu düşünüyorum" diyor, ve bu cümlede bir kadının yeni bir alanda bulduğu kendine güven hissediliyor. Bu yeni alan, diğer tüm uğraşlarıyla nasıl birleşiyor? Belki de çünkü hepsi, aynı kökten çıkıyor: Yaratma, üretme, paylaşma.
Gülay Hanım, her yeni alanda, aynı tutku ve enerjiyi getiriyor. Çünkü o, sadece para kazanmak için değil, yaşamak için çalışıyor.
Zamanın Yetmediği Bir Hayatın Sırrı
"Zamanın yetmediğini düşünen bir bayanım" cümlesinde, birçok kadının ortak hissi var. Ama Gülay Altındağ, bu yoğun tempoda, nasıl ayakta kalıyor?
Belki de sırrı, zamanı değil, anları yaşamakta. Her anını dolu dolu yaşayan bir kadın, zamanın yetmemesinden şikayet etmez, çünkü o, her anı değerli kılmayı başarmış.
"Kendinize ayırdığınız özel bir zaman dilimi var mı?" diye sorduğumuzda, gülümsüyor. "Hayat, zaten özel" diyor. Ve bu cümlede, onun yaşam felsefesinin özü var.
Gülay Altındağ Olmak: İlham Veren Bir Mesaj
Hayatındaki çok yönlülük, üretkenlik ve toplumsal duyarlılıkla, Gülay Altındağ, birçok kadına ilham veriyor. Peki, Gülay Altındağ olmak ne demek?
"Korkudan vazgeçmek" diyor. "Yeni şeyler denemekten çekinen kadınlara söylemek istediğim, sadece bir kapıyı açın. Geri kalan, kendiliğinden gelir."
Bu, belki de en değerli tavsiyesi. Çünkü o, sadece söylemiyor, yaşıyor. Her gün, yeni bir şey öğrenmeye, yaratmaya, paylaşmaya devam ediyor.

Geleceğe Dair Hayaller: Hiç Bitmeyecek Bir Yolculuk
Şu anki tempoda bile, Gülay Altındağ'ın aklında yeni projeler var. Gelecekte, onu hangi alanlarda, hangi yeni uğraşlarla göreceğiz?
"Hayatım, hiç bitmeyen bir sanat eseri" diyor. "Her gün, yeni bir renk, yeni bir desen, yeni bir hikaye."
Gülay Altındağ'ın hayalları ve hedefleri, belki de en güzel olanı: Yaşamaya devam etmek. Her anını renklendirmeye, her anında bir güzellik bulmaya devam etmek.
Sonuç: Yaşama Sanatını Yeniden Boyayan Bir Kadın
Gülay Altındağ'ın hikayesi, aslında, birçok kadının gizli hayalinin hikayesi. Ama o, sadece hayalini görmemiş, yaşamış da. Halk Eğitim Merkezi'nin kapısından başlayan bu yolculuk, onu bugün nereye taşımış?
Ahşap boyamadan takı tasarımına, geri dönüşüm projelerinden kent konseyi üyeliğine, hatta darbuka çalmaya kadar—Gülay Hanım, yaşamı adeta bir tuval gibi renklendirmiş.
Ama en önemlisi, o, sadece kendi yaşamını renklendirmemiş. Etrafındaki insanları, Düzce'yi, belki de birçok kadını renklendirmiş. Çünkü o, yaşamaya sanatını yeniden boyayan bir kadın.
Gülay Altındağ, her sabah kalktığında, yeni bir tuval açıyor. Ve her gün, yeni bir renk ekliyor. Belki de bu, yaşamın en güzel sanatı.
#İşbirliği
Müzeyyen Beyza MERCAN







Gülay Altındağ Röportajı: Yaşama Sanatını Yeniden Boyayan Bir Kadın
Tarsus Ticaret Borsası’nda Sektörlerin Güncel Sorunları Masaya Yatırıldı
TARSUS GASTRONOMİ MERKEZİ ERASMUS+ CHOCOFUTURE PROJESİ’NİN UYGULAMA NOKTASI OLDU
TARSUS BELEDİYESİ, POLONYA’NIN WARKA BELEDİYESİ İLE İKLİM DİRENCİ PROJESİNE İMZA ATTI
BELEDİYE BAŞKANI SOFU’DAN, 10 NİSAN POLİS HAFTASI MESAJI
TİCARET BORSASI BAŞKANI TEKE’DEN, 10 NİSAN ‘POLİS HAFTASI’ KUTLAMASI
ÇAMLIYAYLA KAYMAKAMI AVCI’YA, 10 NİSAN ‘POLİS HAFTASI’ ZİYARETİ
TARSUS TSO KOMİTE BAŞKANLARI, İSTİŞARE TOPLANTISINDA BULUŞTU
Miraç Öz Kimdir? Kaç Yaşında ve Nereli?
TARSUS TİCARET BORSASI, EKONOMİYE DEĞER KATAN ÜYELERİNİ ÖDÜLLENDİRDİ