Birebir Taklit Şovlarıyla Taklit Man Lakaplı Emir İddialı geliyor.

21.03.2025 - Cuma 18:06

O, sadece bir taklit ustası değil.

Bazı insanlar doğuştan yeteneklidir. Emir Mert de onlardan biri. Dijital dünyada "TAKLİT MAN" olarak tanınıyor, ama o sadece ünlüleri taklit eden biri değil—gözlem gücüyle, detaycılığıyla ve tutkusu ile bir sanatçı. 2011’den bu yana ünlü isimleri izleyerek, onların mimiklerinden beden dillerine kadar her ayrıntıyı hafızasına kazıyan Emir, bugün sosyal medyada binlerce insanı kahkahaya boğuyor. Ama taklit onun için sadece bir eğlence unsuru değil, aynı zamanda büyük bir emek ve özveri gerektiren bir sanat dalı.

Çocukluk hayallerinin peşinden giderek kendine dijital dünyada sağlam bir yer edinen Emir, sadece taklitleriyle değil, müthiş tatlılar ve pastalar yaparak da dikkat çekiyor. Hem mutfakta hem de ekranda yeteneğini konuşturan bir isim. Ve tabii ki onun duyarlı bir yanı da var; Sokak hayvanlarına olan sevgisi, sosyal sorumluluk projelerine olan ilgisi.

Bugün, Emir’le dijitalde başlayan bu yolculuğun perde arkasını, onu motive eden şeyleri, karşılaştığı zorlukları ve gelecekteki hedeflerini konuşacağız. Taklit yeteneğini sahneye taşımayı düşünüyor mu? Kendi pastane markasını kurar mı? Sokak hayvanları için nasıl bir proje yapmak istiyor? Hepsi ve daha fazlası, bu samimi sohbette.

Emir Mert , "TAKLİT MAN" olarak tanınan dijital içerik üreticisisin. Bu ismin arkasında nasıl bir hikaye var? Taklitlere olan ilgin nasıl başladı ve bu ismi seçmek sana nasıl bir anlam ifade ediyor?

Benim taklit hikayem çok küçük yaşlarımda başladı. İlk dans etmeye heveslendiğimde televizyonda sevgili Petek Dinçöz’ün ‘Bende Kaldı’ klibi vardı onu ilk gördüğüm anda ki enerjisi beni dansa heveslendirdi böyle böyle ilerledi bu durum ve yıllar içinde Seda Sayan, Sibel Can ve Hadise gibi isimleri de taklit repertuvarıma ekledim. Taklit Man ismi bir anda içimden geldiği gibi yazdığım bir takma ad olarak oluştu insanlar en çok taklitlerimle eğlendiği ve izlerken çok güzel tepkiler verdikleri için bu isim böylece kalıcı hale geldi.

Taklit kariyerinin başlangıcını anlatırken, 2011'lerden bahsediyorsun. O dönemde, ünlü isimlerin televizyon programlarında seyirci olarak yer almanın sana çok büyük bir avantaj sağladığından söz ettin. Ama bir dijital içerik üreticisi olarak, bu taklitleri sosyal medyada sunmak nasıl bir deneyim oldu? Her şeyin dijitalleştiği şu dönemde, takipçilerinden aldığın geri dönüşler seni nasıl etkiliyor?

Tv programlarında bulunmamın bana olan en büyük avantajlarından biri de Petek Dinçöz ve Seda Sayan gibi her dönemin en usta isimlerini yakından görme, izleme ve inceleme fırsatı bulmamdı. Hayallerimin başında sosyal medya hep vardı. Dediğiniz gibi her şeyin dijitalleştiği bir dönemde önce sosyal medyada yeteneklerimi sergilemenin doğru bir başlangıç olacağını düşündüm ve öyle de oldu. Takipçilerimden aldığım geri dönüşler beklediğimden daha güzeldi ve beni motive ederken daha cüretkar bir insan haline getirdi.

Bize, taklit yapma sürecinde en çok zorlandığın anları anlatır mısın? Bir ünlünün taklidini yaparken, onun kişiliğini ve tüm detayları yakalamak oldukça zorlu olmalı. Peki, hangi ünlülerin taklitlerini yapıp dijital ortamda paylaşıyorsun? Takipçilerin bu taklitlere nasıl tepki veriyor? Öyle ünlüler var mı ki, onların taklitlerini yaparken gerçekten zorlandığın ya da bir şekilde onlara olan hayranlığını hissettiğin?

Sürecin başlarında zorlanırım sonrasında kolaylaşır diye düşünmüştüm ama tam tersi daha zor olmaya başladı. İlk başlarda hem ilk defa videolarımı yayınlamanın verdiği bir heyecan hem de acemilik vardı ama sonrasında insanların bana olan tepkileri ve beklentileri tahminimden o kadar fazlaydı ki karşılığını layıkıyla yerine getirmeye çalıştım, çalışıyorum ve çalışacağım. Taklidini yaptığım ünlüler genelde hep kadın ağırlıklıklı olduğundan dolayı yüz mimikleri, el hareketleri, duruşu o kadar detaylı incelenip işlenmesi gerekiyordu ki bunu benimseyip hayata geçirmek her insanoğlunun yapabileceği bir iş değil ve ben bunu yapacak insanların doğuştan gelen bir auraya sahip olduğuna ve bunun zamanla vücut fıtratına yansıdığını düşünüyorum.
Birebir Petek Dinçöz ve Seda Sayan taklidi yanısıra Sibel Can ve Hadise taklitleri yapıyorum. Playback şarkı okurken birebir sahne performanslarını izleyenleri tatmin edecek şekilde kamera karşısında yerine getirmeye çalışıyorum.
Takipçilerim bu taklitler karşısında şaşkınlıklarını ilk başta gizleyemediler çünkü çevremde de sosyal medya hesabımda da kimse benim böyle bir yeteneğim olduğuna şahit olmamıştı ama videolarım yayınlanmaya başladığından beri yenisi ne zaman çıkacak diye soruyorlar ve yayın tarihi paylaştığımda o tarihi not alan insanlar var.
En kolayı benim için Petek Dinçöz bakıldığında sahneyi tek başına danslarıyla sesiyle performansıyla devleştiren bir isim ve taklidi zor bir insan ama 15 yıldır o kadar inceleme fırsatım oldu ki birebir Petek Dinçöz olabiliyorum. Ama onun dışında diğer sanatçılar beni haliyle zorluyor Seda Sayan makyajı yapmak ve kamera karşısında onun o asil aurasını kalitesini yansıtmaya çalışmak çoğu zaman yorucu oluyor çekimler ve montaj saatler sürüyor ve bunları tek başıma çekip montajlıyorum.

Şu anda "TAKLİT MAN" olarak tanınıyorsun. Sosyal medyada bu ismi duyuran, seni takip eden kitle ile gerçek hayatta nasıl bir bağ kuruyorsun? Onlar sana ne ifade ediyor? Sosyal medya ve takipçi kitlenin sana kattığı şeyler nelerdir?

Benim için sadece bir takipçi değil arkadaş, dostlar. ‘Mesaj attım geri dönmedin’ diyen bir insan göremezsiniz. Öncesinde uzaktan beni egolu gören metroda görüp tepki vermeyip sosyal medya hesabımdan bana ‘seni gördüm bugün selam versek almazsın gibi duruyorsun’ diye mesaj atan insan şu an en yakın arkadaşlarımdan biri. Sosyal medya ve takipçi kitlemin bana kattığı şeyler en başta cesaret ve özgüven oldu.

Bu sektörde, dijital platformların gücüyle ilgili çok şey duyuyoruz. Senin gibi içerik üreticilerinin geleceğini nasıl görüyorsun? Kendi kariyerinde sosyal medya ve dijital platformların büyüyen etkisini nasıl değerlendiriyorsun?

Çok güzel bir soru. Bana geçenlerde bir takipçim bende senin gibi videolar çekmek bunları tanıtmak istiyorum sen nasıl başladın ve ilerledin? Diye sordu. Eğer kendilerine bir hedef koyarlarsa ve odak noktaları o hedefe gitmek olursa tecrübeleri hangi yönseyse bunu ön plana çıkarıp başlayabilirler dijital bir çağda sosyal medyanın gücü o kadar kuvvetli ki büyük bir kitleye hitap ediyoruz insanlar sizi bir kere beğendi mi sevdi mi sürekli bir beklentileri oluyor.

Sahneye çıkmadığını biliyorum, ama bu taklit yeteneğini sahnelere taşımak ister misin? Hem taklitlerini sergilemek hem de izleyicilerle doğrudan etkileşimde olmak senin için nasıl bir deneyim olurdu?

Sahne hayalim çocukluğumdan beri var zamanında oyunculuk yaparken dizilerde rol almıştım ama gerçek anlamda en büyük hayalim yaptığın birebir sanatçı taklitlerini sahnelere taşımak ve insanlarla beraber hem eğlenirken hem de eğlendirmek. Bunu çok istiyorum.

Sokak hayvanlarına olan ilgin dikkatimi çekti. Bu konuda duyarlılığını gösteriyorsun. Taklit kariyerinle ilgili olarak, toplumsal sorumluluk taşıyan projelerde yer almak, yardım amaçlı içerikler üretmek gibi bir hedefin var mı? Yoksa, bu alanları birbirinden bağımsız olarak mı görüyorsun?

Bu yola sıfırdan daha en başta çıkarken tek dileğim ileride bir çiftlik bir barınak yaptırmaktı, umarım olur. Sokak hayvanları konusunda tarifi olmayacak bir hassasiyete sahibim ve onlarla ilgili yardım projelerinde kesinlikle yer almak isterim. Sadece sokak hayvanları değil kimsesiz çocuklar yararına yapılacak projelerde bunlara dahil.

Tatlı ve pasta yapımında da harikalar yaratıyorsun. Taklit yeteneğinin yanında mutfakta da böylesine başarılı olmanın sırrı ne? Senin için tatlı yapmak bir hobi mi, yoksa bu alanda da kendini geliştirmeyi düşünüyor musun? "TAKLİT MAN" mutfağa girerse nasıl tatlılar ortaya çıkar? Belki de ileride kendi tatlı markanı bile görür müyüz?

Yalan olmasın sanırım daha 6 yaşında falandım mutfakta annemle pasta yaparken kremayı ben süreceğim diye ısrar etmemle başlayan bir serüven diyebilirim. Tek başıma o yaşta ilk yaptığım tatlı sade bir kekti. Mutfakta vakit geçirmek hoşuma gidiyor yemek yemekle pek aram yoktur ama tatlıya bayılırım. Tatlıyla başlayan bu hobim zamanla baklava açmakta dahil bir çok tatlıyı yapmam ile gün işine döndü ve börekler kısırlar derken alışkanlık haline geldi. Eğer mutfağa girersem şimdiye kadar yaptığım ve sunumuyla beğenilen tatlılarımla beraber şimdiye kadar deneyemediğim bir çok tatlıyı da beraberinde getirir diye düşünüyorum. Önceliğim sahneler ama bu yeteneğimle de bir YouTube kanalında olabilirim yoğun tempo çalışmayı severim.

Geleceğe yönelik hedeflerin nelerdir? Taklit kariyerin dışında, sahne sanatlarında oyunculuk veya şarkıcılık gibi başka alanlarda da kendini görmek ister misin? Ayrıca, bu yolculuğun sonunda, hangi başarılara ulaşmak seni tatmin eder?

Taklit yeteneğimle ilgili oyunculuk ve şarkıcılıkta tabi ki kendimi durmadan geliştirmek ve yenilemek istiyorum. Sahne dışında başka projelere de her zaman açık olacağım. Bu yolculuğun benim için hiçbir zaman sonu yok ama ileride sesimi de geliştirip kendi yazdığım bir şarkıya klip çekmek isterim. Ve bu yolda en büyük hayallerimden biri de hayatımın filmini çekmek.

Son olarak, "TAKLİT MAN" olarak sosyal medyada ve dijital dünyada bir kimlik kazandın ama gerçek hayatta Emir Mert Taşcı kimdir? Taklit yapmanın ötesinde, senin için en önemli olan değerler neler? Bir içerik üreticisi olarak, neyi değiştirmek veya topluma nasıl katkı sağlamak istersin?

Gerçek hayatta ailesi ve 3 kedisiyle yaşayan zamanında oyunculuk, kimsesiz çocukların bakımı ve uzun yıllar Türkiye’nin en iyi markalarından birinin mağaza satış danışmanlığını ve yöneticiliğini yapmış biriyim. Benim en önemli değerler başta ailem olmak üzere beni bu yaşa getiren anneannem ve teyzelerim onları çok seviyorum. Tek çocuk olmama rağmen kuzenlerimle beraber büyümüş olmam ve bu yüzden onların benim hayatımda yerlerini hep ayrı tutuyorum. Bir içerik üreticisi olarak yolun daha çok başında biriyim ama daha büyük kitlelere ilerlediğim bu yolda topluma her zaman her canlının eşit olması gerektiğini, hepimizin gelip geçici olduğu bu dünyada kimsenin kimseden üstün olmadığı ve yolun sonunda hepimizin aynı yere gideceği bu evrende insanları iyiliğe yöneltmek ve insanlara, hayvanlara, doğaya yapılan tüm kötülüğü kınayarak insanlara da empati duygusunu aşılayarak dünya genelinde olmasa da ulaşabildiğim tüm insanlara bunu yaymak istiyorum.

Her şey bir taklitle başladı. Ama mesele, yüzeyde gördüğümüz komik videolar, incelikle işlenmiş mimikler, ekrana yansıyan o kusursuz dönüşümlerden çok daha fazlası. Emir Mert, nam-ı diğer TAKLİT MAN, sadece taklit yapmıyor. O, adeta karakterlerin ruhuna bürünen bir modern zaman meddahı. Dijital çağın sahnesinde, bir oyuncu gibi, bir yönetmen gibi, bir gözlemci gibi. Her kimliğe giriyor, her detayı işliyor, her mimiği yaşıyor. Ve bunu yaparken tek bir şeyi amaçlıyor; Eğlendirmek, şaşırtmak ve düşündürmek.

Ama işin ilginç yanı, TAKLİT MAN’in arkasında sadece taklit yok. O, mutfağa girdiğinde de bir sanatçı, tatlı yaparken de bir hikâye anlatıcısı. Kendi yolunu çizerken, sosyal medyanın çılgın akıntısında kaybolmak yerine, kendi rotasını belirliyor. Ve belki de en önemlisi, kedi dostlarıyla, sokak hayvanlarına olan sevgisiyle, empatisiyle, toplumsal duyarlılığıyla hayatın sadece eğlenceden ibaret olmadığını hatırlatıyor.

Burası dijital çağ. Sahne artık televizyon stüdyolarında değil, elimizdeki ekranlarda. Ve TAKLİT MAN, tam da bu çağın ruhunu yakalamış biri. Onun geleceğinde neler var? Sahne şovları mı, belki bir film mi? Bunu zaman gösterecek. Ama kesin olan bir şey var; O sahneye çıktığında, izleyenler sadece bir taklit ustasını değil, maskelerin ardındaki gerçeği de görecek.

#İşbirliği @mbeyzamercan & @iamemir.k

Müzeyyen Beyza MERCAN

YORUM YAZ