Ç.YAYLA KAYMAKAMI AVCI’DAN, 19 EYLÜL ‘GAZİLER GÜNÜ’ MESAJI
Semanur Bilici ve May Flowers – Tarsus’ta Çiçekleri Yeniden Düşündüren Kadın
20.09.2025 - Cumartesi 13:16
Bir kadının hayallerini, cesaretini ve çiçeklerle anlattığı hikâyeleri bir araya getiren dükkânı May Flowers, Tarsus’ta sıradanlıktan uzak bir deneyim sunuyor. Bazı kadınlar vardır, hayat onlara bin dereden su getirir, bin imtihan yaşatır ama onlar yine de küllerinden doğar. Sema da öyle biri. Mimari restorasyon okuyor, yıllarca inşaat sektöründe çalışıyor. Beton, demir, kolon arasında bir gün kendi kendine soruyor, “Ben ne yapıyorum, ben gerçekten ne istiyorum”
Cevap hiç beklemediği bir yerden geliyor, çiçeklerden. İnşaat sektöründen çiçeklerin dünyasına geçişi böyle başlıyor. Buse Ekinci Çiçek Okulu’nda eğitim alıyor ve kendi dükkânını açıyor, May Flowers. İsmi tatlı, umut dolu ve onun yeniden doğuşunu anlatıyor
Ama burası sadece bir dükkân değil. Bir hayalin ete kemiğe bürünmüş hali. Boşanmanın ardından ayağa kalkmanın, oğluna daha iyi bir hayat sunmanın, kendi ayaklarının üzerinde durmanın sembolü
Sema artık Tarsus’ta sadece çiçek satmıyor. Çiçeklerle hikâyeler anlatıyor, insanların özel anlarına dokunuyor, hayatlara küçük dokunuşlar bırakıyor
Şimdi gelin Sema’nın rengârenk dünyasına biraz yakından bakalım ve çiçeklerin arasındaki yolculuğunu kendi kelimelerinden okuyalım.

Sema, mimari restorasyondan çiçekçiliğe. Bu kadar büyük bir dönüşümü tek bir cümleyle nasıl anlatırsın?
Hayat derim, çünkü kendi işimi kuracağımı ve insanlarla birebir iletişimde olacağımı 20’lerimde asla düşünmezdim, bana ütopik gelirdi, ama şimdi buradayım.
Hayat bazen krizlerle yön değiştiriyor. Senin o kırılma anın neydi?
Evliliğim çatırdarken ve yanımda 2 yaşında bir çocuk varken nasıl geçineceğim, ne yapacağım diye korkuyordum ama o an hayatın seni ayağa kaldıracağını gösteren dönüm noktası oldu.
Kendine ''Gerçekten ne istiyorum?'' diye sorduğunda, cevabın net miydi yoksa çiçekler mi seni buldu?
Sanırım çiçekler beni buldu, çünkü o sancılı süreçte ne istediğimi düşünmekten çok nasıl geçineceğimi dert ediyordum. Psikolojik destek aldığım bir dönemde, psikoloğumla konuşurken ortaya çıktı ve ani bir kararla eğitime başladım, sonra da hiç bırakmadım.

İnşaat sektöründen çiçeklere. Erkek egemen bir dünyadan rengârenk bir dünyaya geçmek nasıl hissettirdi?
İnşaat sektörü elbette erkek egemen bir dünyaydı. Ama aslında çiçekçiliğe bakınca da çok farklı değil, kadın çiçekçiler yeni yeni görünür olmaya başladı. Genel olarak neredeyse bütün sektörlerde bu tabloyu görmek mümkün. Çiçekçilik ise başka bir zorluk taşıyor, çok daha fazla emek isteyen, sabır isteyen bir alan. Ama bütün zorluklarına rağmen benim için büyülü bir yolculuk oldu.

Boşanma sonrası ayağa kalkmak kolay değil. Gücünü nereden aldın?
Boşanma sonrası ayağa kalkmak hiç kolay değildi. Ama bekleyip acı çekecek bir vaktim de yoktu. Yeni açılmış bir dükkân, küçücük bir yavrum ve kendi sağlığım vardı. O yüzden bütün gücümü toplayıp işime sarıldım.
May Flowers sadece bir dükkân değil, senin hayalin. İçinde durduğunda sana ne fısıldıyor o mekân?
May Flower bana başarı fısıldıyor, hayatta bir şeyleri başarabildiğimi, emeğimin karşılığını görebildiğimi hatırlatıyor. Her köşesi, verdiğimiz çabayı ve küçük zaferleri anlatıyor. Orada dururken, hem geçmişe hem de geleceğe dair umut ve güç hissediyorum.
Çiçeklerin dili var derler. Sen en çok hangi çiçekle konuşuyorsun?
Çardak gülleri. Bir dalda açan minicik güller. Onlar bana hem zarafeti hem de sabrı anlatıyor. Çünkü bir dalı tutunmadan büyüyemiyorlar, tuttukları yerde öyle güçlü, öyle görkemli açıyorlar ki insana ''emekle gelen güzelliği” hatırlatıyorlar. Sanki fısıldıyorlar; ''Gerçek değer, sabırla büyütülen şeyde gizli.''

Buse Ekinci Çiçek Okulu’nda eğitim almak.. Orada öğrendiklerin, çiçeklere bakışını nasıl değiştirdi? Bugünkü Sema’yı yaratmada o eğitim ne kadar belirleyici oldu?
Buse Ekinci Çiçek Okulu’nda eğitim almak benim için sadece teknik bir öğrenim değildi, çiçeklere bakışımı bambaşka bir boyuta taşıyan bir yolculuktu. Daha önce onları yalnızca güzellikleriyle severdim, orada ise her birinin bir dili, bir hikâyesi olduğunu öğrendim.
O eğitim bana çiçeklerin sadece bir süs olmadığını, duyguları ve anıları taşıyan canlı varlıklar olduğunu gösterdi. Artık bir buket hazırlarken yalnızca renkleri değil, hisleri de düşünür oldum.
Bugünkü Sema’yı yaratmada çok belirleyici oldu diyebilirim. Çünkü orada öğrendiklerimle işime daha çok ruh, kendime daha çok özgüven kattım. May Flowers’ın temelleri, o eğitimin toprağında atıldı.

Sema, May Flowers’ta müşterilerine hangi hizmetleri sunuyorsun?
May Flowers’ta sunduğum hizmetlerin her biri, bir anıyı, bir duyguyu çiçeklerle taçlandırmak üzerine. Gelin buketlerinden araba süslemelerine, özel gün aranjmanlarından taziye çiçeklerine, evlerinde canlı çiçekleri sevenlere belirli aralıklarla hazırladığım sürpriz buketlere kadar, her çiçek, sadece bir aksesuar değil, o günün, o anın ruhunu yansıtan, hatırlanacak bir parça oluyor. Benim amacım, insanların hayatına küçük bir sihir katmak ve her dokunuşta mutluluk bırakmak.
Peki , birisi başka bir çiçekçiden de alabilir ama senin dükkânına geliyor. Neden tam senin buketlerini seçsin? Seni özel kılan ne?
Elbette herkes her yerden çiçek alabilir. Ancak benim için bir buket, sadece çiçeklerin yan yana gelmesi değildir. Defalarca bakarım, içimde bir ışık yanana kadar dokunurum, yeniden düzenlerim. Her birinin bana da bir şey fısıldamasını isterim. Çünkü o heyecan hâlâ ilk günkü gibi taptaze.
Çiçekler geçim kaynağım olabilir ama onlara hiçbir zaman yalnızca iş olarak bakmadım. Benim için her buket, birine umut, birine mutluluk hazırlamak demek. Belki de farkım burada gizli- Çiçekleri satmıyor, onlarla ruhu olan hikâyeler kuruyorum.

Oğlun bu hikâyenin neresinde duruyor? Senin için ilham mı, güç mü, yoksa her şeyin sebebi mi?
Oğlum bu hikâyenin tam kalbinde. Zaten ismimiz de onun doğum ayı olan mayıstan geliyor. Benim için hem ilham, hem güç, hem de bütün sebeplerin özü o.
Kısacası, May Flowers’ın açtığı her çiçekte biraz anneliğim, biraz hayallerim, en çok da oğlumun izi var. Sanki her yeni buket, onun geleceğine yazılmış küçük bir umut cümlesi gibi.
Kadınların kendi ayakları üzerinde durması hâlâ mücadele gerektiriyor. Sen bu yolda en çok nerede zorlandın?
Aslında tek bir noktada zorlandığımı söyleyemem. Sıfırdan başlayan bir yolculuk, tek kişilik dev bir kadro olmak gibiydi. Her alanda, her noktada emek verdim, çabaladım, öyle ki belirli bir zorluk değil, tüm sürecin kendisi mücadeleydi.
Bir günün nasıl geçiyor? Sabah dükkânın kapısını açtığında ilk yaptığın şey ne?
Sabah dükkâna gelir gelmez kapıyı açıyorum. Önce çiçeklerin bakımını yapıyor, düzenini kontrol ediyor ve onları gün ışığıyla buluşturuyorum. Sipariş varsa onları organize ediyorum, yoksa dükkânı toparlıyorum. Sonra çayımı veya kahvemi alıp günü planlayarak başlıyorum. Böylece hem müşterilerim hem de işim için hazırlıklı oluyorum.

Çiçeklerle hikâyeler anlatmak, diyorsun. Senin için en unutulmaz hikâye hangi buketin içinde gizli?
Aslında çok büyük bir hikâye değil, ama beni en çok etkileyen şey, bir dal çiçek alan beyler. Yakın zamanda bir müşterim, eşi doğum yapmış, hastaneye gidiyor ve yanına bir dal çiçek aldı, o zarafet, sevgi ve ilgi öylesine kıymetli ki bunu çok seviyorum. Devasa buketler güzel elbette, ama bir dal çiçek bile bir kadını mutlu etmeye fazlasıyla yetiyor. Ayrıca bir gün dükkâna Amerikalı bir müşteri geldi, beyaz tonlarda bir çiçek istemişti ve o gün hazırladığım buket hem onun hem de benim için çok kıymetliydi. Buketi teslim ederken gözlerindeki mutluluk ve kız arkadaşına attığında onun çiçeği ne kadar beğendiğini görmek... Beni o an tarifsiz bir sevinç kapladı. Farklı bir ülkeden gelen birinin zevkine hitap edebilmek, emeğimin ve çiçeklerimin sınır tanımadığını görmek bana büyük bir gurur verdi.

Tarsus seni bir çiçekle tanımlasa, sence o hangisi olurdu?
Lotus derim. Çünkü o, çamurun içinde bile zarif kalabilen bir çiçek. Karanlıktan doğup ışığa açılıyor. Hem kırılgan hem güçlü. Tıpkı benim gibi, zorlukların içinde var olmayı, temiz kalmayı ve yeniden doğmayı simgeliyor.
Çiçekler sadece mutlulukla değil, ayrılık ve acıyla da yan yana duruyor. Sence hangi duyguya en çok yakışıyor çiçekler?
Çiçekler mutluluğun da hüznün de dili olabiliyor. Bir buketle kutlama yaparsınız, bir çelenkle vedalaşırsınız. Kimi zaman özlemi kurumuş yapraklarda saklar, kimi zaman umudu yeni bir tomurcukta fısıldar. Aşkı da anlatır, ayrılığı da. Bazen en çok sevinci taşır, bazen en derin acıyı. Belki de çiçekleri bu kadar özel kılan da bu; insan kalbinin her duygusuna tercüman olabilmeleri.
Benim içinse en çok umuda yakışıyor çiçekler. Çünkü her yeni filiz, her açan gonca bana şunu söylüyor-''Hayat yeniden başlar, her zaman yeniden açılır.''

Hayalin var mı? Tarsus’un ötesine geçmek, belki online satışla büyümek, hatta ulusal bir marka olmak?
Kim hayal kurmaz ki, kim işinde en iyiyi, başarıyı istemez, ancak önceliğim her şeyden önce Tarsus’ta daha çok tanınan, bilinen ve güvenilen bir çiçekçi olmak. Bu alanda daha kapsamlı eğitim almak, gerçekten severek takip ettiğim yurt dışı odaklı eğitmenlerle bir gün çalışmak da hayallerim arasında.
Kendi hikâyene dışarıdan baktığında, Sema'yı tek bir kelimeyle nasıl tanımlarsın?
Tek bir kelime bulmak zor ama aynaya baktığımda bazen ''Aferin kız Semanur'' diyorum, sonra da gülümseyip sarılıyorum kendime.
Ve son olarak, Semacım. Çiçekler sana ne öğretti?
Çiçekler bana sabretmeyi, emek vermeyi ve küçük şeylerde mutlu olmayı öğretti. Gösterişli değil, kalıcı, sessiz ama derin olanın değerini.

Tarsus’ta bir dükkân ''May Flowers'' Kapısından içeri girdiğinizde yalnızca çiçekler değil, bir kadının azmi, emeği ve yeniden doğuş hikâyesi karşılıyor sizi. Semanur Bilici, mimarlıktan çiçekçiliğe uzanan yolculuğunda, hayallerini gerçeğe dönüştürmüş bir kadın. Onun hikâyesi bize şunu hatırlatıyor: Ne olursa olsun, insan isterse kendi yolunu çizebilir. Ve bazen bir buket çiçek, sadece bir hediye değil; hayatın içindeki umut ve cesaretin de en zarif ifadesi olabilir. Tarsus’un kalbinde açan bu dükkân, belki de sizin hayatınıza da beklenmedik bir ilham katacak.
#İşbirliği
Müzeyyen Beyza MERCAN







Fadi Kimdir? Fadime Daş’ın Hayatı ve Müzik Yolculuğu
TARSUS BELEDİYESİ'NDEN ÇÖPLÜ VE YARAMIŞ’TA YOL ÇALIŞMASI
Burçin Eryetiş Kimdir? Türk Halk Oyunlarından Dijital Dans Eğitimine
TARSUS BELEDİYESİ’NDEN KAKLIKTAŞI VE TEKELİÖREN’DE KAPSAMLI YOL ÇALIŞMASI
TARSUS TİCARET BORSASI PERSONELİNE İLERİ SÜRÜŞ TEKNİKLERİ EĞİTİMİ
Feride Aslan Kimdir? Makyaj Sanatçısı ve Karakter Dönüşüm Uzmanının İlham Veren Hikâyesi
TARSUS BELEDİYESİ, KULAK MAHALLESİ’NDE 40 YILLIK YOL SORUNUNU ÇÖZÜME KAVUŞTURDU
Ali Buğra Gazi Kimdir? Hey Tarsus’un Ardındaki İsim
BORSA İLE İLÇE TARIMIN İŞ BİRLİĞİ ÜRETİCİYE DOĞRUDAN YANSIYACAK, "AMS İZLEME KAMERALARI İŞBAŞINDA”
TARSUS TİCARET BORSASI ÜYELERİNE BN HOTEL THERMAL & WELLNESS’TA İNDİRİM
Semanur hanımı yakından tanımak keyifli oldu benim için..Başarıları daim ve tüm kadınlara örnek olsun🙏
Atomy Ekibimizde gün geçtikçe çoğalan böyle değerli insanlarla güzel bir yolda yürümekten gurur duyuyorum